1. Aşırı Otoriter ve Reddedici Aile Tutumu:
- Çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinmelerini karşılamayacak kadar olumsuz duygular beslenebilir. Çocuğa şefkat, sevgi ve sıcaklık yeterince verilemeyebilir, yaptıkları eleştirilebilmektedir.
- Çocuğun iyi, olumlu yönleri yerine, olumsuz yönleri dikkate alınmaktadır.
- Otoriter ve reddedici aile tutumunda evde söz hakkı, özgürlük ve otorite anne-babanındır. Çocuğun yaptığı her şey göze batar ve çocuk genellikle ceza almaktadır. Yaptıkları olumlu olsa da, ceza almak korkusu ile bunları söyleyemez.
Aşırı Otoriter ve Reddedici Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:
- Bu çocuklar korktukları için anne ve babaya karşı edilgen, uysal ve erdemli olmaktadır. Fakat içten içe anne babaya karşı düşmanlık duyguları geliştirebilmektedirler.
- Kendisi dışındaki insanlarla yeterli iletişimi kuramadıkları için saldırganlığı kendisine yönlendirebilirler.
- Yeniliklere açık değildirler, yeni şeyler üretmeleri zordur.
- Kusurları aranan çocuk streslidir ve stresliyken hata yapma olasılığı artar.
- Hata yapan kişileri kolay kolay affedemezler, hoşgörülü olamayabilirler.
- Kendilerine ve çevrelerindeki kişilere güvenmedikleri için kendilerine iyi davrananlara şüpheci davranabilir ve toplumdan giderek uzaklaşabilirler.
- Yardımlaşmaktan hoşlanmayan, sinirli, inatçı, hırçın tavırlar sergileyebilirler. Kurallara uymayan veya otoriteye boyun eğen, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemeyen bir kişilik geliştirebilirler.
2. Aşırı Hoşgörülü Aile Tutumu:
- Çocuk merkezli bu tür ailelerde çocuğun yaptıkları hoş görülür ve çocuk aşırı özgür bırakılır.
- Aile bireyleri çocuğun isteklerine kayıtsız şartsız uydukları için çocuk genelleme yapabilir. "Annem,babam ,halam,dedem.... Komşular her dediğimi yapıyor. Demek herkese her istediğimi yaptırabilirim." düşüncesi çocukta hakim olabilmektedir.
- Anne baba çocuğun haklarına, rollerine, özgürlüğüne, sorumluluklarına fırsat vermeli ve mutlaka sınır koymalıdır.
- Aşırı hoşgörülü aile tutumunda sınır yoktur.
Çocuğa neyi yapıp neyi yapmaması gerektiği anlatılmayabilir, kesin kurallar belirtilmeyebilir. Çocuk kendisine zarar verebilecek davranışlarda bile etkili denetimden uzaktır. Örneğin, çocuk yanan sobaya doğru gitmektedir."Eli birazcık yansın sonra bir daha değil sobaya, sobanın etrafına dahi yanaşmaz."denilebilmektedir.Çocuk sobanın sıcak bir madde olduğunu ve fazla yaklaşınca insanın canını yaktığını acı bir tecrübe ile öğrenmiş olur.
- Anne-babalar, çok büyük bir problem olduğunda sert çıkışlarda bulunabilirler. Bazen nedenini açıklamadan ceza da verebilirler.
Aşırı Hoşgörülü Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :
- Aşırı hoşgörülü tutum ile yetiştirilen çocuklar bir süre sonra anne babasını denetim altına alabilmekte ve onları tehdit edebilmektedirler. Örneğin "Dediğimi yapmazsanız hasta olurum.Yemek yemem. Oyuncaklarımı kırarım..."gibi tehditlerde bulunabilir;dediği olmayınca da çoğunlukla tehditlerini uygulamaya çalışmaktadırlar.
- Eleştiriye açık olmadıkları için kendilerini geliştirmekte zorluk çekebilirler.
- Kuralsızlığa alışan çocuklar, okuldaki kurallarla karşılaşınca okula ve arkadaş çevresine uyum sağlamakta zorluk çekebilirler.
- Her istediğini elde ettikleri için belli bir süre sonra doyumsuzluk yaşayabilirler.
- Sorumluluk duygusu gelişmeyen, kırılgan, her dediğinin anında olmasını isteyen, sabırsız, şımarık, anti sosyal olabilirler. Sosyal ortama girdiklerinde ve her dediklerinin olmadığını gördüklerinde hayal kırıklıkları yaşayabilmekte, kendi kabuklarına çekilebilmekte ya da agresif olabilmektedirler.
- Her isteklerini yaptırmayı alışkanlık haline getirebilir ve zamanla kurallara uymakta zorluk çekebilirler.
3. Aşırı Koruyucu Aile Tutumu :
- Çocukların üzerine titrenir. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin diye büyük bir çaba gösterilir. Her şey çocuk adına yapılır. Anne-babaların çocuklar için geliştirdikleri aşırı kaygı, çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir.
- Çocuğa genellikle evde seçim hakkı verilmemektedir.
- Kazandırmak istedikleri davranışları ısrar ve aşırı şefkat yöntemini kullanarak geliştirirler. Çünkü çocuğu mutlu edememe endişesi taşımaktadırlar.
Aşırı Koruyucu Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :
- Kararlar, çocuk adına aile tarafından alındığı için, karar alma ve seçenekleri değerlendirme becerileri gelişememektedir. Karşılaştığı sorunlarla başa çıkamayacağına inanmakta ve sürekli hata yapabileceğini düşünmektedir.
- Bu çocuklar aşırı bağımlı, ürkek ve çekingen davranışlar göstermektedirler. Kendilerini topluma kabul ettirmek için zaman zaman isyankar davranışlar sergileyebilirler.
4. Tutarsız Aile Tutumu :
- Bu ailelerde çocuğun yaptığı bir davranış bazen çok sert bir tepki alabilirken, bazen de çok olumlu karşılanabilmektedir. Tutarsız anne babanın iki çocuğuna karşı farklı tutumu ya da anne babanın kendi eğitim tarzlarındaki farklı tutumları çocukları olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Tutarsız Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :
- Bir davranışın kimi zaman ödüllendirilmesi kimi zaman da cezalandırılması çocukta cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında kuşkular uyanmasına neden olabilir. Ne zaman, nerede, ne yapacağını kestiremeyebilirler.
- Kendi görüş ve düşüncelerini aktarmakta zorlanabilirler.
- Çocuk kendini kanıtlamak ve dikkatleri üzerine çekmek için, ürkek, yumuşak huylu, söz dinleyen ya da kendi benliğini ve bağımsızlığını göstermek için kavgacı, sinirli bir çocuk olabilir. Zamanla çevrelerindeki insanlara güvenmekte zorlanan, her şeyden şüphelenen, kararsız bir kişilik yapısı da geliştirebilirler.
5. Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumu :
- Mükemmeliyetçi tutumda anne-baba her şeyin en iyisini çocuğundan beklemekte, kendi gerçekleştiremediği yaşantıları çocuğunun gerçekleştirmesini istemekte ve çocuk olduğu gibi kabul edilemeyebilmektedir.
- Mükemmeliyetçi anne babanın çocuğu sınıfın birincisi ve hatta okulun birincisi olmalıdır.Ayrıca çok iyi resim yapmalı, şarkı söylemeli, iyi konuşmalı, lider olmalı, iyi yüzmeli, koşmalı herkesin parmakla göstereceği örnek davranışlar sergileyen çocuk olmalıdır.
- Aile, bedensel ve zihinsel yönden beklentileri karşılaması için çocuğu kapasitesinin çok üstünde eğitimlere tabii tutabilir. Çocuğun eksik olduğu kısımlar var ise özel derslerle bu yönü telafi etmeye çalışırlar.Çocuğun kaldırabileceğinden çok daha fazlası ona yüklenir.
- Çocuktan aşırı titizlik ve temizlik beklenebilir. Çocuğun azıcık üstünü kirletmesi dahi büyük bir olay haline getirilebilmektedir. Dört dörtlük insan projesi çocuğa çizilerek "İşte sen böyle olmalısın. " denilmektedir.
- Çocuğun yanlış yapmaya hakkı yoktur. Mükemmeliyetçi ailelerde kurallar ve kalıplar belirlenir ve çocuğun belirlenen kurallara uyması beklenir.
- Çocuktan olgun davranışlar beklenmekte, arkadaş seçimi de aile tarafından yapılabilmektedir. Anne babalar çocuklarının kendi çocuklarına benzeyen çocuklarla arkadaşlık kurmasını isterler.
Oysa ki, hiç kimse mükemmel değildir. Hepimizin eksik yönleri mutlaka vardır.Kendimizin bir devamı değildir çocuklarımız.Kendi yaşayamadığımız yaşantıları onlardan beklememeliyiz. Çünkü bizim hayatımız bize çocuğumuzun hayatı ise ona aittir.
Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :
Mükemmeliyetçi anne baba tutumuyla yetişen çocukların fikirleri genelde katıdır. Esneklik görülmez.Onlar için bir şey ya siyahtır ya da beyaz. Hayatlarında gri ve diğer renkler yer almaz.Bir şey veya kimse ya iyidir ya da kötü.
- Çocuk kendi doğal iç güdüleri ve ağır kurallar arasında sıkışıp kalmış ve sürekli bir iç çatışma içinde hissedebilir. Sevgi ve nefret karışımı duyguları aynı anda yaşayabilir.
- Her işte en iyi ve en üstün olmak istemekte, fakat istediği hedefe ulaşamayınca hayal kırıklığına uğrayabilmekte ve çalışmayı tamamıyla bırakabilmektedir. Bunun sonucunda özgüven duygusu gelişememektedir.
6. Kabul Edici, Güven Verici ve Demokratik Aile Tutumu :
- Sevgi, saygı, huzur, güven ve şeffaflık olan ailede çocuk tüm yönleriyle kabul edilir.
- Anne-baba, davranışları ile çocuğa uygun birer model ve çok iyi rehberdir. Çocuğa yol gösterir, ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakır. Ona bir çok alternatif sunulur ama seçim çocuğa aittir. Problemlere anne baba ile birlikte çözüm arayarak zamanla bu becerisini geliştirebilen çocuk, seçimlerinin sonuçlarına da kendisi katlanabilmektedir.
- Aile içinde kurallar ve sınırlar herkes için ve hep birlikte belirlenir ve bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. Kuralların mantıklı açıklaması yapılır.
- Aile fertlerinin hepsinin eşit söz ve oy hakkı vardır. Aileyi ilgilendiren kararlar birlikte alınır. Her konuda çocuğun düşünce ve fikirleri dinlenir. Fikirleri mantıksız da olsa saygı gösterilir.
- Anne-baba birbirlerine ve çocuklarına karşı olan duygularında tutarlı ve nettir.
Kabul Edici, Güven Verici ve Demokratik Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri
Demokratik ve güven verici bir ortamda yetişen çocuk, kendine ve çevresine saygılı, sınırları bilen, yaratıcı, aktif, fikirlere saygı duyan, fikirlerini rahatlıkla söyleyebilen, kişilik ve davranışları açısından dengeli, sorumluluk duyguları gelişmiş, hoşgörülü, işbirliğine hazır, arkadaş canlısı, duygusal ve sosyal açıdan dengeli ve mutlu bir birey olarak yetişir.
- Anne babanın tutarlı ve kararlı tutumu çocuğun kendisine ve çevresindekilere güven duygusunu geliştirir.
- Basit de olsa bu yaşlarda karar vermeye ve kendi başına işler yapmaya alışan çocuk, ilerde rahatlıkla kendi adına kararlar almaktadır. Kendi haklarını savunurken başkalarının haklarına da saygı duymaktadır.
ANNE BABALARA ÇOCUK EĞİTİMİ KONUSUNDA GENEL TAVSİYELER
Çocuğunuz, evet! Sizin ve eşinizin çocuğu. Öncelikle onu benimseyin ve her haliyle onu kabul edin. Onu sevin; sevmeye ve sevilmeye hepimizin ihtiyacı var. Şimdiden karşılığını yıllar sonra alacağınız bir yatırım yapın ve çocuğunuzla ilgilenin.
0-6 yaş arası çok önemli .Bu yaşlar arasında çocuğunuzla kurduğunuz ilişki ömür boyu kuracağınız ilişkinin temelini oluşturacaktır. Temeli iyi atmalısınız ki binanız sağlam olsun.
Çocuğunuza iyi bir örnek ve iyi bir model olun. Ona ne verirseniz , size de aynısını geri verecektir. Doğru ve dürüst olmasını istiyorsanız, siz de yalan söylememelisiniz.
İçinizdeki çocuğa seslenin, onu oradaki uykusundan uyandırın.Kendi çocukluk yıllarınıza dönün. Neler hissettiğinizi, neler yaşadığınızı düşünün. Çocuğunuzu anlamak şimdi daha da kolaylaşacaktır. Çocuğunuz kendisini sizin yerinize koyamaz çünkü o sizin yaşadıklarınızı henüz yaşamadı. Ama siz kendinizi onun yerine koyabilirsiniz. Çocuğunuzla empati kurmalısınız. Çocuğunuza mutlaka "Seni anlıyorum." mesajını göndermelisiniz.
Kaç tane çocuğunuz olursa olsun; ikiz ya da üçüz de olsalar hepsi ayrı yaratılmıştırlar. Çocuklarınız eşsizdir. Bir eşleri ya da benzerleri bulunmaz. O yüzden tüm çocuklarınızı aynı kalıba sokmamalı, her birinin ayrı ayrı yetenekleri ve özellikleri olduğunu unutmamalısınız.
Çocuklarınıza birer birey olarak saygı göstermelisiniz. Çocuğunuza yapabileceğiniz en önemli yardım; geri planda kalarak kendi benliğinin gelişmesinde, kendine ait bir kişilik geliştirmesinde yardımcı olabilmektir.
Çocuğun güçlü bir kişilik yapısına sahip olabilmesi için de tutarlı bir aile ortamında yetişmesi gerekmektedir. Yetişkinlerin yönettiği uyumlu, tutarlı, dengeli, sevgi ve saygı ilişkisine dayalı baskıcı olmayan bir aile ortamına her çocuğun ihtiyacı vardır.
Çocuğunuzun , çeşitli davranışlarını sınırlandırabilirsiniz. Ama çocuğunuzun duygularını ve hayallerini sınırlandıramazsınız. Onun duygularını önlemeye çalışmayın aksine onun duygularını düşüncelerini dile getirmesini sağlayın.Onunla her fırsatta konuşmalısınız.
Çocuklarınızın davranışlarını kontrol altında tutabilmek için , akla ve mantığa uygun sınırları ve kuralları eşinizle (ailenizle) birlikte koymalısınız. Koyduğunuz kurallar uygulanabilir olmalıdır. Kuralları hemen uygulamaya geçmelisiniz. Unutmayın tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuğunuzun yapısına ve yaşadığınız ortama uygun kuralları kendi deneyimlerinizle en uygununu sizler bulmalısınız. Ana baba olmak serüveninde en iyi rehberiniz, kendi çocukluk yıllarınız ve duygularınızdır.
Çocuğunuzun kendi kendine yetebilen , olumlu bir kişilik sahibi olmasını istiyorsanız, olumlu yapmış olduğu davranışları onaylayıp desteklemelisiniz . Onu teşvik etmeli , olumsuz davranışlardan vazgeçirmek için bu davranışların fazla üzerinde durmamalısınız. Olumlu davranışları pekiştirmelisiniz. Çünkü çocuklar, ısrarla üzerinde durulan davranışları tekrarlama eğilimindedirler. Birtakım davranışları, yasaklamak yerine diğer davranışları desteklemeyi tercih etmelisiniz.
"Okula gidince öğretmen ona kuralları öğretir." dememelisiniz. Çünkü eğitim okuldan önce evde başlar. Okulda geçirilen zaman süresi çok sınırlıdır. Ayrıca öğretmenin uğraşması gereken tek öğrenci sizin çocuğunuz değildir. Hayat okulunun ilk sınıfı aile eğitimiyle başlar. Okulda verilen eğitimle , ailede verilen eğitim birbiriyle tutarlı olmalıdır. Çelişkiler olursa çocuk seçim yapmak zorunda kalır. “Okul mu? Ev mi?” şeklinde çocuk bocalayabilir. Bu çelişkiyi çocuğa yaşatmamak için okul ve aile paralel bir eğitim vermelidir.
Çocuğunuzu ne kadar fazla uyaranla , karşı karşıya bırakırsanız, çocuğunuzun zihinsel, bedensel, sosyal gelişimi o kadar çabuk ve iyi olur. Çocuğunuzun zekasını geliştirmek için , zeka geliştirici oyunlar oynamalısınız. Konuşmasını geliştirmek içinse onunla bol bol ve her konuda konuşmalısınız.
Çocuğunuza zaman ayırmalısınız. Ayırdığınız zamanın,çokluğu ya da azlığı çok önemli değil önemli olan o zamanın niteliğidir. Özellikle çalışan anneler çocuklarına zaman ayıramadıklarından şikayetçidirler. Bire bir zaman ayırmak yerine mutfakta yemek yaparken onunla konuşmak "Bugün okulda ne yaptınız? Günün nasıl geçti?" gibi. Alışverişe birlikte çıkabilmek, akşam yürüyüşleri yapabilmek, sınırlı zamanı etkin ve en iyi şekilde kullanabilmek önemlidir.
Çocuğumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardır. Kendi kendinizle barışık olmalısınız. İyi ve kötü yanlarınızla çocuğunuzu ve kendinizi kabul etmelisiniz. Unutmayın , herkes hata yapabilir.
Çocuğumuza , çocukluğunu yaşama fırsatı vermeliyiz. Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor sanatıdır. Zaman zaman kızabiliriz. Sinirleniriz. Hatta onları cezalandırırız. Siz de insansınız yaşadığınız ve hissettiğiniz duygulardan dolayı kendinizi suçlamayın."Kendimi çocuklarım için feda ediyorum." duygusuna kapılan ve böyle yaşayan kişiler çok da iyi yapıyor sayılmazlar. Sizin hayatınız size , onların hayatı da onlara aittir. Ortak bir yol bulup kendinize zaman ayırabilmeli ve size ait hayatın tadını çıkarabilmelisiniz.
KAYNAKÇA
* Altınköprü,Tuncel "Çocuğun Başarısı Nasıl Sağlanır?" Hayat Yayınları, İstanbul.
* Dodson ,Fitzhugh "Çocuğunuzu Tanıyor musunuz?" Denge Yayınları İstanbul, 1997.
* Yavuzer , Haluk " Çocuk Psikolojisi" Remzi Kitapevi, İstanbul 14. Basım.
* Yavuzer,Haluk "Çocuk Eğitimi El Kitabı" Remzi Kitapevi, İstanbul.
|